Evlenecek kız ve erkeğin ailesi tarafından yeni kurulan aile birliğine katkı sağlamak amacıyla hazırlanan, yaptırılan ve satın alınan eşya, taşınır-taşınmaz mal, mülk ve paraya çeyiz; çeyizin hazırlanması, kız evinden oğlan evine götürülmesi, sergilenmesi etrafında oluşan gelenekler bütününe de çeyiz geleneği denir. Çeyiz geleneği, Anadolu’nun birçok yöresinde evlenme gelenekleri ile birlikte yüzyıllardır uygulanmaktadır.

Çeyiz hazırlıkları, özellikle kırsal kesimde, bebeğin doğmasıyla başlar ve genç kızın evlenmesine dek sürer. “Kız beşikte, çeyiz sandıkta” deyimi bu geleneğin emek, sabır ve maliyet gerektiren yönünü ortaya koyar. Çeyiz, erkek çocuklar için de hazırlanır.

Çeyizin en önemli eşyası sandıktır ve çeyiz, bu sandıkta biriktirilir. Sandığın içine yöreden yöreye değişmekle birlikte ilk olarak dolu olsun diye “don”, gönensin diye “gömlek”, sofrası açık olsun diye “sofra bezi” veya nazar değmesin diye “şap” yerleştirilir. Sandıktaki eşyalarda oluşan lekelere şeytanın sebep olduğuna inanıldığından, sandığa şeytanın yaklaşmasını önlemek için çörek otu, iğde, makas, bıçak da konulur. Ayrıca sandığa, gelinin gittiği yerde ocağı yakması için kibrit, kök salması için maya konulduğu da görülür.

Sandığa konulan çeyiz içinde oyalı, dantelli, işlemeli çeşitli örtüler, yaygılar, bohçalar, giysiler bulunur. Çeyiz eşyası ne kadar çok ve değerli eşyalardan oluşursa aileye o kadar çok itibar kazandırır. Çeyiz, düğünün bir aşamasında “çeyizi serme” adeti ile sergilenir. Bu esnada çeyiz beğenilmemişse “kızı büyümüş, anası uyumuş”; beğenilmişse “kızı okumuş, anası dokumuş” gibi sözler söylenir.

Çeyizin damat evine götürülmesi düğün töreninin önemli bir parçasıdır. Çeyiz kız evinden çıkmadan önce davetlilerin, komşuların, muhtar ve köy ileri gelenlerinin de hazır bulunduğu bir toplantıda, değerleri belirtilerek listelenir; şahitler huzurunda gelin ve damadın yakınlarınca imzalanıp mühürlenir. “Çeyiz yazma” adı verilen bu uygulama ile boşanılması halinde kadının haklarının koruması sağlanır. Kız çeyizi evden çıkarılırken, çeyiz sandığının üzerine oturulur ve damat tarafından bahşiş istenir.

            Özellikle kadınlar tarafından imece usulü ile yapılan çeyizler, Anadolu kadınının yaratıcılığını, el becerisini ve gönül zenginliğini yansıtan birer sanat eseri niteliği taşır. Çeyiz geleneği geçmişteki önemini yitirmiş olsa da bugün hala yaşamakta, böylece birçok etnografik malzemenin nesilden nesile aktarımı da sağlanmaktadır.